Avrupa’yı yeniden silahlandırma planı: Niyet var, ama gerilimler de var

Elizabet

Administrator
Yönetici
Katılım
Ocak 16, 2025
Mesajlar
210,346
Tepkime puanı
0
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 800 milyar avro tutarında bir harcamaya ulaşması beklenen “Avrupa’yı Yeniden Silahlandırma Planı”nı geçen hafta duyurdu.

Plan kapsamında silahlanma harcamaları mali kurallar dışında tutulacak, 150 milyar avroluk bir “Ortak Savunma Fonu” oluşturularak harcamalara kredi sağlanacak. 800 milyar avronun kalan 650 milyar avroluk bölümünün de üye ülkelerin silahlanma harcamalarını GSYH’lerinin yüzde 1,5 oranında artırmasıyla karşılanması öngörülüyor.

AB bünyesinde oluşturulacak 150 milyar avro tutarındaki fonun öncelikli olarak hava ve füze savunma sistemleri, topçu sistemleri, füze ve mühimmat üretimi, İHA teknolojileri gibi alanlarda kullanılacağı belirtiliyor. Ayrıca diğer AB fonları silahlanma projelerine daha fazla kaynak sağlanacak şekilde yeniden yapılandırılacak. Avrupa Yatırım Bankası (AYB) aracılığıyla özel sermayenin de bu alana yönlendirilmesi hedefleniyor.

Almanya’dan ‘plan’la uyumlu niyet beyanı​


Eşanlı olarak Almanya’da yeni hükümeti kurması beklenen partiler (CDU/CSU ve SPD), önümüzdeki 10 yıl için savunma ve altyapı harcamalarında kullanılmak üzere 500 milyar avroluk bir özel fon oluşturulması konusunda anlaştı.

Bu kapsamda 2009’da yürürlüğe giren ve bütçe açığının ülkenin GSYH’sinin yüzde 0,35’ini geçmemesi kuralını ifade eden “borç freni”nin belirli silah harcamaları için gevşetilmesi konusunda da mutabakat sağlandı. Böylece, AB Başkanı Leyen’in işaret ettiği üye ülkeler tarafından yapılması öngörülen 650 milyar avroluk harcamadan Almanya’ya düşen kısmın karşılanmasına yönelik bir niyet beyanı yapılmış oldu.

Borç freninin gevşetilmesine yönelik bir anayasa değişikliği önergesi bu hafta Federal Meclis’in alt kanadına sunulacak. Altyapı ve silahlanma harcamalarına yönelik 500 milyar avroluk fonun Alman ekonomisine destek sağlayacağı, uzun vadeli büyüme potansiyelini artıracağı öne sürülüyor.

AB Zirvesi: Dar çıkarlar-geniş çıkarlar çatışması​


Leyen’in açıklamasının ardından 6 Mart’ta toplanan AB Zirvesi’nde Plan tartışıldı. Avrupa’nın yeni silahlanma hamlesi konusunda bir uzlaşı hakimken bu hamlenin AB dışındaki ülkeleri kapsayıp kapsamaması konusunda Fransa ve Almanya arasında, öncesi de olan gerilim yeniden açığa çıktı.

Financial Times’ta yer alan haberde şu değerlendirme yer aldı: “ABD Başkanı Donald Trump'ın nesiller boyu süren Amerikan korumasını sona erdirme tehdidinden ürken Avrupa, savunma harcamalarını önemli ölçüde artırma ve Soğuk Savaş’tan bu yana zayıflayan yerel kabiliyetlerini büyütmeyi taahhüt etti. Geçtiğimiz hafta AB Komisyonu, silah sanayi üretimini artırmaları için üye ülkelerin kullanımları üzere 150 milyar avroluk bir fon oluşturulmasına siyasi destek almış olsa da, paranın AB dışında üretilen silahlara harcanıp harcanamayacağı konusu yoğun lobi faaliyetlerine konu oluyor ve ayrıntılar hâlâ netleştirilmeyi bekliyor.”

Fransa’nın ‘yerli’ üretim ısrarı​


AB zirvesinde, aralarında Almanya Şansölyesi Olaf Scholz'un da bulunduğu çok sayıda lider, girişimin AB üyesi olmayan fakat benzer düşünen ortaklara da açık olması gerektiğini söyledi.

Scholz, “Desteklenebilecek projelerin AB'nin bir parçası olmayan ancak İngiltere, Norveç, İsviçre veya Türkiye gibi yakın çalışılan ülkelere açık olması bizim için çok önemli” dedi.

Ancak Avrupa'nın özerkliğinin arttırılmasını ve yerli silah sanayi üretiminin desteklenmesini uzun zamandır savunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Harcamaların bir kez daha Avrupa dışı ‘kullanıma hazır kitler’ için yapılmaması gerektiğini” söyledi. Macron, Avrupa’nın hava savunma, uzun menzilli saldırılar, istihbarat, keşif ve hedefleme gibi kritik alanlardaki boşluklar için kendi sermayedarları ve işletmelerine dayalı kapasite geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca her AB üyesi ülkenin AB içi siparişlere öncelik verip vermeyeceğinin değerlendirilmesinin ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Fransa, AB üyesi ülkeler içinde silah sanayiinde en yüksek üretim kapasitesine sahip ülke olarak önceliği kendi sermayesini konumlandırmaya veriyor.

Almanya-Fransa gerilimi olarak nitelenebilecek yaklaşım farkı, daha önce 1,5 milyar avroluk hibe sağlayan Avrupa Savunma Sanayi Programı’na yönelik de gündeme gelmişti. Fransa, AB dışı bileşenlere harcanabilecek payın sınırlandırılması ve üçüncü ülkelerden gelen fikri mülkiyet korumalı (“kullanıma hazır kitler”) ürünlere yasak getirilmesini talep etmişti.

Yeni Plan’ın ve 150 milyar avroluk Fon’un benzer bir tartışma nedeniyle akamete uğrayabileceği öne sürülüyor.

Plan’ın 10 gün içinde AB Komisyonu uzmanları tarafından detaylandırılması ve üye ülkelere sunulması beklenirken onaya sunulduğunda bir itiraz gelmemesi için bu sürede Fransa ve Almanya başta olmak üzere üye ülkelere yönelik bir lobi faaliyeti yürütüleceğine işaret ediliyor.

Silahlar hemen lazım​


Özellikle Almanya kaynaklı değerlendirmelerde Fransa’nın tutumunun “akıl dışı” olduğu, tüm silahlanma ihtiyacının AB üyesi ülkelerin üretimiyle karşılanmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor.

Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı’yla birlikte mevcut sipariş defterlerinin dolduğu, AB içi üretime bağımlı kalmanın stratejik bir hata olacağı, Güney Kore, Japonya, Türkiye ve üretim kapasitesi olan diğer ülkelerden silah alımı yapılmasının şart olduğu ifade ediliyor. Yeni yatırımların devreye alınmasının kısa vadeli ihtiyaçları karşılamayacağı, ihtiyaçların hızlıca karşılanması için işbirliğinin gerekli olduğu belirtiliyor.

‘Almanya’nın talebe uygun kapasiteye ulaşması bir asır sürebilir’​


TÜSİAD’ın Berlin Temsilcisi Alper Üçok, X’te yaptığı değerlendirmede hem AB Planı’nın hem de Almanya’nın silah üretimine yönelik harcamaları borç freninden muaf tutmasının Almanya’da uzun vadeli projeler başlatılmasına olanak sağlayabileceğini, ancak ihtiyaç duyulan silah-savunma ekipmanlarının hızlı ve kapsamlı bir şekilde tedarik edilip edilemeyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekiyor.

Üçok “Rheinmetall hızla yeni mühimmat üretim fabrikaları kurdu ve yenileri ise planlama aşamasında. Bir başka seçenek de federal hükümetin şirketler kurması ve bunları özel olarak işletmesi olabilir. Mevcut darboğazlar arasında hammadde, bileşenler ve personel bulunuyor. Bir diğer konu ise AB savunma sanayi şirketlerinin Birlik içinde ve Britanyalı ve Türk savunma sanayi şirketleri ile nasıl bir koordinasyon oluşturacağı” derken A400M gibi bir işbirliği bir model oluşturabileceğini söylüyor. Eurofighter, C295, KNDS, Rheinmetall-Leonardo, Baykar-Leonardo ortak girişimlerini de başka örnekler olarak sayıyor.

Üçok, talebin büyüklüğüne karşılık Alman ordusunun teçhizat ve mühimmat kapasitesi açısından son yıllarda önemli oranda geriye düştüğünü ifade ederken mevcut üretim ve tedarik hızıyla 2004 seviyelerine savaş uçakları açısından 2038'de, tanklar için 2066’da, topçu obüsleri için ise 2121 yılında ulaşılacağını öne sürüyor.

Belirsizlikleri aşmak kolay değil ancak her durumda AB daha fazla silahlanacak​


AB’nin üretim altyapısının yetersizliğini tek başına yeni yatırımlarla aşması kolay değil. Orta-uzun vadede sonuç alınabilecek yatırımlara ilişkin uzlaşmanın sağlanması ve gereken kaynağın yaratılması mümkün.

Ancak hem en az beş yıl olarak düşünülebilecek kısa vadedeki ihtiyaçların karşılanması hem de eksikliği vurgulanan alanlarda kapasite yaratılması için başka ülkelerle işbirliği ihtiyacı yüksek. ABD’nin ve belli ölçülerde NATO’nun denklem dışı kaldığı bir tabloda söz konusu işbirliklerinin AB’nin stratejik öncelikleriyle hangi ölçüde uyuşacağı önemli bir belirsizlik alanı gibi görünüyor.

Tüm belirsizlikler içinde Leonardo-Baykar işbirliğiyle somutlandığı üzere Bayraktar’ın İtalya’daki Piaggio yatırımıyla Birlik içi bir hareket alanı kazanılması, Türkiye silah sanayiindeki diğer üretim olanakları dikkate alındığında Türkiye silah sermayesi için bir “fırsat” doğduğu söylenebilir. Ölçeği ve beraberinde getireceği koşullar/dayatmalar konusuysa bir başka belirsizlik alanı.

 
Üst