- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 200,479
- Tepkime puanı
- 0
DEM Parti, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve PKK'nin feshedilmesi çağrısı sonrası siyasi parti ziyaretlerine başladı.
Bugün ilk olarak Meclis'te EMEP ile görüşen DEM Parti yetkilileri, daha sonra CHP'yi ve DEVA Partisi'ni ziyaret etti.
DEM Parti heyeti Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz ve Antalya Milletvekili Saruhan Oluç'tan oluştu.
DEM Parti heyeti, ilk ziyaretini TBMM'de EMEP'e gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Meclis'te ortak basın toplantısı yapıldı.
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, "Bütün bu süreçlerin demokratik bir zeminde tartışılması için herkesin üzerine düşen görevi ve sorumlulukları acilen yerine getirilmesi gerekir. Yapılan çağrının askıda durması sürecin başka nedenlerle başka sonuçlar doğurması hem Türkiye halkları açısından hem Ortadoğu halkları açısından hem Türkiye'nin demokrasi güçleri açısından kabul edilebilir değildir" ifadelerini kullandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı açıklamada, Öcalan'ın yaptığı çağrının sadece devlete ve kendi örgütüne olmadığını belirterek, "Aynı zamanda demokratik toplumaydı, demokrasi ve emek güçlerineydi. Bu sürecin başarıya ulaşması, başarılı bir şekilde devam etmesi, aynı zamanda toplumun örgütlü dinamikleri ile toplumsal ve siyasal muhalefetin bu sürece aktif katılımıyla mümkündür" dedi.
Bakırhan, EMEP heyetiyle gerçekleştirilen görüşmeye dair de "Yaptığımız görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısını önemsediklerini ve önümüzdeki dönemde bir barış sürecine evrilmesi için ellerinden gelen katkıyı sunacaklarını belirttiler. Değerlidir, kıymetlidir. Memleketin her karış toprağına acı ve kanın düştüğü bir sorunun demokratik yollarla çözülmesinin ne kadar kıymetli olduğunu, görüştüğümüz arkadaşlar da dile getirdi" diye konuştu.
Öcalan'ın çağrısının YPG'yi kapsayıp kapsamadığı sorulan Bakırhan, şu yanıtı verdi:
"Önümüzde Türkiye'nin enerjisini yutan, can kayıplarına sebebiyet veren Kürt meselesinin şiddetsiz, silahsız tartışıldığı bir süreçte buraya odaklanmak gerekiyor. Çağrının nereyi, ne kadar kapsadığının muhatabı bizler değiliz. SDG'nin temsilcileri de değiliz biz. Çağrı demokrasi diyor, barış diyor. Muhataplarına sormak daha doğrudur. Sayın Öcalan mektubu gitmişti, o mektuba yanıtlar da verilmişti. O mektupta yazanı ve gelen cevabı görmediğimiz için çağrıya ne dedikleri, nereyi, ne kadar kapsadığını şimdi belirtmek bizim işimiz olmadığını söylemek istiyorum."
DEM Parti heyeti, daha sonra CHP'yi ziyaret etti. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmede CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yanı sıra CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin ile Gökçe Gökçen yer aldı. Görüşme sonrası Özgür Özel ile Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, Öcalan'ın çağrısının akabinde sürecin yasal ve hukuki bir zemine kavuşması için kimi ortamların hazırlanmasının çok önemli ve kıymetli olacağını söyleyerek, "Sayın Özgür Özel ve heyetiyle bunları da istişare ettik. Parlamentonun bu süreçte üstleneceği rolün toplumsal barışa ne kadar büyük bir katkı sunacağının bir kez daha altını çiziyorum. Fesih sürecinin gerçekleşmesinin zemininin güçlü bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Çatışmasızlık sürecinin başlaması önemli. Yani bu süreçte bir yasallık sürecinin başlaması çok önemli" ifadelerini kullandı.
Tülay Hatimoğulları, "Yapılan bu çağrıya Türkiye'deki bütün muhalif partiler ve siyasi dinamikler tarafından olumlu yanıtlar verildi. Türkiye dışında hem hükümetler düzeyinde ve insan hakları düzeyinde bir sahiplenme var. Bu nedenle zeminin bu kadar güçlü olduğu bir zamanda hepimizin demokrasiye ve barışa ekmek kadar ihtiyacı olduğu bir zeminde başta iktidar ve devletin bu zemini güçlendirmesine katkı sağlamasının önemi var" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında, "Çatışmalı bir süreç terk edilecekse, terör örgütü silahlarını bırakacaksa, kendisini lağvedecekse, artık hiçbir ana ağlamayacaksa, şehitler gelmeyecekse, kan duracaksa, yetimler olmayacaksa milletin verdiği görev bu sürece katkı sağlamaktır. Milletten bu yetkiyi alıp da bu sürece ne olursa olsun karşı olmak demek, akan kan ve gözyaşına benim bir çözümüm yoktur demektir" dedi.
Partisinin hazırladığı "Demokratikleşme Paketi"ne değinen Özel, "Biz Kürt sorununu inkar etmeyen, Kürt sorununu dışlamayan aksine Kürt sorununu kapsayan ve çözecek olan bir demokratikleşme paketinin üzerinde çalışıyoruz. Ve parlamentoda bu sorunla ilgili çalışma başladığında biz görevimizi yerine getirmiş bir şekilde orada olacağız. Bizim hedefimiz Türkiye'nin hem Kürtler hem Türkler, hem Aleviler hem Sünniler, etnik kimliği ya da inancı ve mezhebi ne olursa olsun tam demokrasi, herkesin kendini eşit gördüğü bir toplum. Bunun için bütün yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor" diye konuştu.
Meclis'e vurgu yapan Özel, "TBMM dışındaki oluşturulan zeminlerde bir çözüm arayışı, doğru bir çözüm arayışı olmaz. Bunun için de şeffaf, samimi, Meclis'te ve toplumsal mutabakatı sağlayacak, toplumsal rıza üretecek bir sürecin yürütülmesiyle ilişkili kararlılığımızı ifade ediyorum" diye konuştu.
Basın toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Ateşkes rejiminden bahsetmek için eşit ve egemen güçlerin karşılıklı münasebet ve mücadelesine sahne olan ahlaki, mantiki, meşru ve hukuki bir ortamın varlığı asla yoktur. Bunun tam tersine olacak şekilde, yapılacak her teklif, söylenecek her söz tek taraflı bir oyalanmadır ve beyhudedir" açıklaması soruldu.
Hatimoğulları, "Sayın Bahçeli'nin yaptığı son açıklamada hukuki zeminle ilgili bir vurgusu var. Bizler başından beri, sayın Öcalan yaptığı çağrıda da ifade etti, bu diyalog sürecinin ilerleyebilmesinin en önemli zemini, yasal ve hukuki zeminin inşa edilmesidir. Bu zeminin açılmasıdır ve parlamentonun burada rol üstlenmesi çok önemli. Yapılan açıklamayı gördük ve değerlendirdik. Biz aynı noktadayız. Hukuki ve yasal sürecin örgütlenmesi, yasal zeminin açılması, parlamentonun rol üstlenmesi diyalog sürecini daha ileri bir seviyeye taşıması açısından önemli" cevabını verdi.
Özgür Özel, ise "Sayın Bahçeli kendi değerlendirmesini yapıyor. Sayın Bahçeli bu sorunun böyle çözüleceğini düşünüyorsa ve toplumsal mutabakata gerek yok, muhalefete gerek yok, Meclis'e gerek yok diyorsa bu başka bir faz... O zaman bunun kaçınılmayacak bir fırsat olduğunu ifade etmemeleri gerekir. Bizim bildiğimiz bir şey var; bu ülkede bir sorun var, bu sorunun çözülmesinin tek yolu demokratikleşme. Demokratikleşmenin tek yolu yasal düzenlemelerle olur. Yasal düzenlemenin yapılacağı zemin de Meclis'tir" değerlendirmesinde bulundu.
DEM Parti heyeti, siyasi partilere ziyaret turu kapsamında üçüncü görüşmeyi ise DEVA Partisi ile gerçekleştirdi.
DEVA Genel Merkezi'ne yapılan ziyaret sonrasında DEM Parti Eş Genel Başkanları ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ortak açıklama yaptı.
Babacan, "Türkiye’de şu an devam etmekte olan barış süreci, silahların bırakılması, terörsüz bir Türkiye hedefi gerçekten son derece kıymetlidir. Zordur, kimse çözümü size altın tepsiyle sunmaz; ilmek ilmek örülmesi gereken bir süreçtir. Ama DEVA Partisi olarak küçük, yüzde 5 bile çözüm ihtimali varsa, o ihtimali destekleriz demiştik. İlk günden bunu anlatmıştık, aynı noktada duruyoruz" dedi.
"Barış için öncelikle bir yol haritası lazım" diyen Babacan, "Siyasi irade şarttır bu çözüm için, fakat Sayın Erdoğan’ın bu konuda tam olarak nerede durduğunu görmüyoruz. Sağlam bir siyasi irade ortaya konulmasına da bugüne kadar şahit olmadık. Kararlılık ve yol haritası olmayınca, siyasi irade olmayınca biz bu süreci, başta da ifade ettiğimiz gibi, ihtiyatlı bir iyimserlikle izliyoruz" yorumunda bulundu.
Bakırhan ise DEVA Partisi heyeti ile yapılan görüşmeye ilişkin "Önemli bir tartışma yürüttük. Bu konuda geçmişten gelen tecrübelerinden de yararlandık Sayın Babacan ve ekibinin. Önemli bir süreçten geçiyoruz, bu süreci doğru anlamak ve tartışmak çok önemlidir" değerlendirmesinde bulunarak sözlerine şöyle devam etti:
"Çağrı, çağrı olmaktan çıkmalı ve artık somut adımlara dönüşmelidir. Bunun için bu çağrının toplum tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Sadece iktidarların inisiyatifine kalan ve zamana yayılan bu çağrılar geçmişte de yapıldı. Biz zaman uzayınca entübe olur dedik. Bu uzatılmadan, kime ne düşüyorsa gereklerinin yerine getirilmesinin çağrısını yapıyoruz.
Yaptığımız toplantılarda ve ziyaretlerde ortak duygular ortaya çıkıyor. Tarihin hiçbir döneminde Türkiye’de bu çağrıya ilişkin böylesine pozitif bir hava oluşmamıştı. Bu çağrının hayat bulması için, toplumun desteğini alması için DEM Parti olarak siyasi partilerle başlattığımız bu süreci, toplumun diğer dinamiklerini de katarak devam ettireceğiz."
Bugün ilk olarak Meclis'te EMEP ile görüşen DEM Parti yetkilileri, daha sonra CHP'yi ve DEVA Partisi'ni ziyaret etti.
DEM Parti heyeti Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz ve Antalya Milletvekili Saruhan Oluç'tan oluştu.
İlk ziyaret EMEP'e
DEM Parti heyeti, ilk ziyaretini TBMM'de EMEP'e gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Meclis'te ortak basın toplantısı yapıldı.
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, "Bütün bu süreçlerin demokratik bir zeminde tartışılması için herkesin üzerine düşen görevi ve sorumlulukları acilen yerine getirilmesi gerekir. Yapılan çağrının askıda durması sürecin başka nedenlerle başka sonuçlar doğurması hem Türkiye halkları açısından hem Ortadoğu halkları açısından hem Türkiye'nin demokrasi güçleri açısından kabul edilebilir değildir" ifadelerini kullandı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise yaptığı açıklamada, Öcalan'ın yaptığı çağrının sadece devlete ve kendi örgütüne olmadığını belirterek, "Aynı zamanda demokratik toplumaydı, demokrasi ve emek güçlerineydi. Bu sürecin başarıya ulaşması, başarılı bir şekilde devam etmesi, aynı zamanda toplumun örgütlü dinamikleri ile toplumsal ve siyasal muhalefetin bu sürece aktif katılımıyla mümkündür" dedi.
DEM Parti ve EMEP heyetleri. |
Bakırhan, EMEP heyetiyle gerçekleştirilen görüşmeye dair de "Yaptığımız görüşmede, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısını önemsediklerini ve önümüzdeki dönemde bir barış sürecine evrilmesi için ellerinden gelen katkıyı sunacaklarını belirttiler. Değerlidir, kıymetlidir. Memleketin her karış toprağına acı ve kanın düştüğü bir sorunun demokratik yollarla çözülmesinin ne kadar kıymetli olduğunu, görüştüğümüz arkadaşlar da dile getirdi" diye konuştu.
Öcalan'ın çağrısının YPG'yi kapsayıp kapsamadığı sorulan Bakırhan, şu yanıtı verdi:
"Önümüzde Türkiye'nin enerjisini yutan, can kayıplarına sebebiyet veren Kürt meselesinin şiddetsiz, silahsız tartışıldığı bir süreçte buraya odaklanmak gerekiyor. Çağrının nereyi, ne kadar kapsadığının muhatabı bizler değiliz. SDG'nin temsilcileri de değiliz biz. Çağrı demokrasi diyor, barış diyor. Muhataplarına sormak daha doğrudur. Sayın Öcalan mektubu gitmişti, o mektuba yanıtlar da verilmişti. O mektupta yazanı ve gelen cevabı görmediğimiz için çağrıya ne dedikleri, nereyi, ne kadar kapsadığını şimdi belirtmek bizim işimiz olmadığını söylemek istiyorum."
İkinci durak CHP
DEM Parti heyeti, daha sonra CHP'yi ziyaret etti. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmede CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yanı sıra CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Genel Başkan Yardımcıları Ensar Aytekin ile Gökçe Gökçen yer aldı. Görüşme sonrası Özgür Özel ile Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Hatimoğulları, Öcalan'ın çağrısının akabinde sürecin yasal ve hukuki bir zemine kavuşması için kimi ortamların hazırlanmasının çok önemli ve kıymetli olacağını söyleyerek, "Sayın Özgür Özel ve heyetiyle bunları da istişare ettik. Parlamentonun bu süreçte üstleneceği rolün toplumsal barışa ne kadar büyük bir katkı sunacağının bir kez daha altını çiziyorum. Fesih sürecinin gerçekleşmesinin zemininin güçlü bir şekilde hazırlanması gerekiyor. Çatışmasızlık sürecinin başlaması önemli. Yani bu süreçte bir yasallık sürecinin başlaması çok önemli" ifadelerini kullandı.
Tülay Hatimoğulları, "Yapılan bu çağrıya Türkiye'deki bütün muhalif partiler ve siyasi dinamikler tarafından olumlu yanıtlar verildi. Türkiye dışında hem hükümetler düzeyinde ve insan hakları düzeyinde bir sahiplenme var. Bu nedenle zeminin bu kadar güçlü olduğu bir zamanda hepimizin demokrasiye ve barışa ekmek kadar ihtiyacı olduğu bir zeminde başta iktidar ve devletin bu zemini güçlendirmesine katkı sağlamasının önemi var" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise açıklamasında, "Çatışmalı bir süreç terk edilecekse, terör örgütü silahlarını bırakacaksa, kendisini lağvedecekse, artık hiçbir ana ağlamayacaksa, şehitler gelmeyecekse, kan duracaksa, yetimler olmayacaksa milletin verdiği görev bu sürece katkı sağlamaktır. Milletten bu yetkiyi alıp da bu sürece ne olursa olsun karşı olmak demek, akan kan ve gözyaşına benim bir çözümüm yoktur demektir" dedi.
Partisinin hazırladığı "Demokratikleşme Paketi"ne değinen Özel, "Biz Kürt sorununu inkar etmeyen, Kürt sorununu dışlamayan aksine Kürt sorununu kapsayan ve çözecek olan bir demokratikleşme paketinin üzerinde çalışıyoruz. Ve parlamentoda bu sorunla ilgili çalışma başladığında biz görevimizi yerine getirmiş bir şekilde orada olacağız. Bizim hedefimiz Türkiye'nin hem Kürtler hem Türkler, hem Aleviler hem Sünniler, etnik kimliği ya da inancı ve mezhebi ne olursa olsun tam demokrasi, herkesin kendini eşit gördüğü bir toplum. Bunun için bütün yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor" diye konuştu.
Meclis'e vurgu yapan Özel, "TBMM dışındaki oluşturulan zeminlerde bir çözüm arayışı, doğru bir çözüm arayışı olmaz. Bunun için de şeffaf, samimi, Meclis'te ve toplumsal mutabakatı sağlayacak, toplumsal rıza üretecek bir sürecin yürütülmesiyle ilişkili kararlılığımızı ifade ediyorum" diye konuştu.
DEM Parti ve CHP heyetleri. |
Bahçeli'nin açıklamasına yanıt
Basın toplantısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Ateşkes rejiminden bahsetmek için eşit ve egemen güçlerin karşılıklı münasebet ve mücadelesine sahne olan ahlaki, mantiki, meşru ve hukuki bir ortamın varlığı asla yoktur. Bunun tam tersine olacak şekilde, yapılacak her teklif, söylenecek her söz tek taraflı bir oyalanmadır ve beyhudedir" açıklaması soruldu.
Hatimoğulları, "Sayın Bahçeli'nin yaptığı son açıklamada hukuki zeminle ilgili bir vurgusu var. Bizler başından beri, sayın Öcalan yaptığı çağrıda da ifade etti, bu diyalog sürecinin ilerleyebilmesinin en önemli zemini, yasal ve hukuki zeminin inşa edilmesidir. Bu zeminin açılmasıdır ve parlamentonun burada rol üstlenmesi çok önemli. Yapılan açıklamayı gördük ve değerlendirdik. Biz aynı noktadayız. Hukuki ve yasal sürecin örgütlenmesi, yasal zeminin açılması, parlamentonun rol üstlenmesi diyalog sürecini daha ileri bir seviyeye taşıması açısından önemli" cevabını verdi.
Özgür Özel, ise "Sayın Bahçeli kendi değerlendirmesini yapıyor. Sayın Bahçeli bu sorunun böyle çözüleceğini düşünüyorsa ve toplumsal mutabakata gerek yok, muhalefete gerek yok, Meclis'e gerek yok diyorsa bu başka bir faz... O zaman bunun kaçınılmayacak bir fırsat olduğunu ifade etmemeleri gerekir. Bizim bildiğimiz bir şey var; bu ülkede bir sorun var, bu sorunun çözülmesinin tek yolu demokratikleşme. Demokratikleşmenin tek yolu yasal düzenlemelerle olur. Yasal düzenlemenin yapılacağı zemin de Meclis'tir" değerlendirmesinde bulundu.
Üçüncü durak DEVA Partisi
DEM Parti heyeti, siyasi partilere ziyaret turu kapsamında üçüncü görüşmeyi ise DEVA Partisi ile gerçekleştirdi.
DEVA Genel Merkezi'ne yapılan ziyaret sonrasında DEM Parti Eş Genel Başkanları ile DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ortak açıklama yaptı.
Babacan, "Türkiye’de şu an devam etmekte olan barış süreci, silahların bırakılması, terörsüz bir Türkiye hedefi gerçekten son derece kıymetlidir. Zordur, kimse çözümü size altın tepsiyle sunmaz; ilmek ilmek örülmesi gereken bir süreçtir. Ama DEVA Partisi olarak küçük, yüzde 5 bile çözüm ihtimali varsa, o ihtimali destekleriz demiştik. İlk günden bunu anlatmıştık, aynı noktada duruyoruz" dedi.
"Barış için öncelikle bir yol haritası lazım" diyen Babacan, "Siyasi irade şarttır bu çözüm için, fakat Sayın Erdoğan’ın bu konuda tam olarak nerede durduğunu görmüyoruz. Sağlam bir siyasi irade ortaya konulmasına da bugüne kadar şahit olmadık. Kararlılık ve yol haritası olmayınca, siyasi irade olmayınca biz bu süreci, başta da ifade ettiğimiz gibi, ihtiyatlı bir iyimserlikle izliyoruz" yorumunda bulundu.
DEM Parti ve DEVA Partisi heyetleri. |
Bakırhan ise DEVA Partisi heyeti ile yapılan görüşmeye ilişkin "Önemli bir tartışma yürüttük. Bu konuda geçmişten gelen tecrübelerinden de yararlandık Sayın Babacan ve ekibinin. Önemli bir süreçten geçiyoruz, bu süreci doğru anlamak ve tartışmak çok önemlidir" değerlendirmesinde bulunarak sözlerine şöyle devam etti:
"Çağrı, çağrı olmaktan çıkmalı ve artık somut adımlara dönüşmelidir. Bunun için bu çağrının toplum tarafından sahiplenilmesi gerekiyor. Sadece iktidarların inisiyatifine kalan ve zamana yayılan bu çağrılar geçmişte de yapıldı. Biz zaman uzayınca entübe olur dedik. Bu uzatılmadan, kime ne düşüyorsa gereklerinin yerine getirilmesinin çağrısını yapıyoruz.
Yaptığımız toplantılarda ve ziyaretlerde ortak duygular ortaya çıkıyor. Tarihin hiçbir döneminde Türkiye’de bu çağrıya ilişkin böylesine pozitif bir hava oluşmamıştı. Bu çağrının hayat bulması için, toplumun desteğini alması için DEM Parti olarak siyasi partilerle başlattığımız bu süreci, toplumun diğer dinamiklerini de katarak devam ettireceğiz."