- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 200,479
- Tepkime puanı
- 0
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugünkü “kabine” toplantısının ardından yaptığı açıklamanın ana gündeminde Suriye vardı.
Suriye'de bir "mezhep kavgası" çıkarılmanın amaçlandığını söyleyen Erdoğan'ın Alevilere dönük katliamlara rağmen “Suriyelilerin 14 yıllık zulmün ardından ilk kez ramazan ayını üzerlerine bomba yağma korkusu duymadan geçirdikleri” ifadelerini kullanması dikkat çekti.
“İslam coğrafyasının istikrarsızlığından beslenen güç odakları”nın etnik ve mezhepsel ayrımlar üzerinden çatışma ve gerilim çıkarmaya çalıştıklarını kaydeden Erdoğan “Bunun son örneğine komşumuz Suriye’de eski rejim artığı provokatörlerin mezhep kavgası çıkarmayı amaçlayan terör eylemlerinde şahit olduk” dedi.
“Ülkenin özellikle azınlıkların yaşadığı bölgelerinde patlak veren olaylarda Suriye ordusu mensuplarının yanı sıra pek çok sivil de hayatını kaybetti” diyen Erdoğan, hayatını kaybeden siviller arasında “teravih namazından çıkarken şehit edilenlerin” de olduğunu söyledi.
Suriye hükümet güçlerinin “etkin müdahalesi” sayesinde olayların büyük oranda kontrol altına alındığını ancak sahadaki durumun hassasiyetini koruduğunu savunan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
“Şunu açık açık söylemek isterim; Türkiye olarak Suriye'nin birliğini, dirliğini, toplumsal barışını hedef alan her türlü saldırıyı, terör ve tedhiş eylemini en güçlü biçimde lanetliyoruz. Ülkemiz aleyhine herhangi bir gelişmenin olmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Ayrıca gergin havanın süratle geride bırakılması için Suriye makamlarına gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı Şara'nın mutedil ve yatıştırıcı olduğu kadar, hukuk dışına çıkanların cezalandırılacağına dair kararlı mesajlarını olumlu karşılıyoruz.”
Şara'nın 8 Aralık'tan bu yana “rövanşizmin tuzağına düşmeden kucaklayıcı bir politika” izlediğini öne süren Erdoğan, bunun güçlenerek devam etmesinin “Suriye'ye yönelik oyunları bozacağını” savunarak şu ifadeleri kullandı: “Arap, Türkmen, Kürt, Dürzi, Nusayri demeden Suriye halkının tamamının basiretli davranarak ülkelerinin parçalanmasını ve istikrarsızlık batağına sürüklenmesini isteyenlere müsaade etmeyeceğine inanıyorum."
“Türkler, Araplar, Kürtler, Sünniler ve Aleviler olarak birbirimizin hamisiyiz, dostuyuz, kader ortağıyız” diyen Erdoğan "Şayet biz tefrikayı kapımıza yaklaştırmazsak Müslümanların kanından ve göz yaşından beslenenler hiçbir şey yapamaz. Ama birbirimize düşersek o zaman da bizi kimse koruyamaz” ifadesini kullandı.
Erdoğan bölge ülkelerinde kimsenin diniyle, mezhebiyle ilgilenmediklerini savunarak “Suriye’deki yangını tam 14 yıldır ülkemize sıçratmaya çalışanlara da şunu tekrar hatırlatıyorum. Biz ne Irak'ta ne Suriye'de ne Lübnan'da ne de diğer bölge ülkelerinde hiç kimsenin kökeniyle, diniyle, mezhebiyle, inancıyla ilgilenmiyoruz” diye konuştu.
“Tüm insanları Hazreti Ali'nin buyurduğu üzere ya dinde kardeş ya da yaratılışta eşit olarak gördüklerini” öne süren Erdoğan, şunları söyledi:
"Her kim Suriye'ye baktığında sadece mezhep, meşrep, köken görüyorsa kör bir taassuba hapsolmuş demektir. Her kim sırf meşrebinden dolayı zalime arka çıkıyorsa insanlığa dair tüm değerlerini kaybetmiş demektir. Biz asla böyle olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. 1 milyon Suriyeli Baas rejimi tarafından katledilirken, nerede duruyorsak bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Geçen sene seçim kazanmak uğruna faşizmin en ilkel biçimi sergilenirken neyi savunuyorsak bugün de aynı ilkeleri dirayetle savunuyoruz.”
“Suriye konusunda kimse bize vicdan dersi veremez. Masum çocuklar öldürülürken 14 yıl boyunca susanlar bugün çıkıp bize hadsizlik edemez” ifadelerini kullanan Erdoğan “Biz hem Suriye'de hem de Gazze'de kardeşlik sınavımızı alnımızın akıyla vermiş bir hükümetiz” iddiasında bulundu.
Erdoğan “Türkiye insani ve ahlaki olarak ne yapılması gerekiyorsa dün olduğu gibi bugün de fazlasıyla yapmaktadır. Muhalefet en azından böyle muhataralı bir konuda sorumlu davranmalı, fitne ateşine odun taşımaktan artık vazgeçmelidir" dedi.
"Alevi canlarımızı kışkırtarak siyaset yapmak, iç cephemizi sarsmayı hedef alan bir sabotaj girişimidir” diyen Erdoğan, “soykırımcı canilerden medet ummanın kelimenin tam anlamıyla mandacılık olduğunu” dile getirdi.
Türkiye gibi Suriye'nin de “bağımsızlığını şehit kanlarıyla kazanmış özgür bir devlet olduğunu” savunan Erdoğan, sözü “iç cephenin tahkimi”ne getirerek “Türkiye 40 yıldır başına bela olan bir musibetten kurtulmaya çalışırken, yeni fay hatları oluşturmanın ülke düşmanları dışında kimseye faydası olmaz” diye konuştu.
Erdoğan "Milletçe iç cephede gedik açılmasına 'eyvallah' diyemeyiz. Yakın çevremizde yıllardır oynanan kirli oyunu Türkiye'de de sahnelemek isteyenlere 14 yıldır olduğu gibi yine fırsat tanımayacağız. Yeni süreçte komşumuz Suriye'nin toparlanması, toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını koruması, tüm etnik ve mezhebi unsurlarıyla huzura ermesi için elimizden gelen her türlü desteği sunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz toprakları üzerinde ameliyat yapılmasına nasıl izin vermediysek, Suriye'de de kadastro mühendisliğine asla rıza göstermeyeceğiz” dedi.
Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar ve ardından Öcalan’ın PKK’ye silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısıyla devam eden sürece ilişkin de konuşan Erdoğan “terör musibetinin ortadan kalkması için çok hassas çalışmalar yürütüyoruz” dedi.
Amaçlarının “bölgede ve dünyada yeni bir denklem kurulurken, Türkiye'yi buna en iyi şekilde hazırlamak olduğunu” kaydeden Erdoğan şunları kaydetti:
“Gelecek asrımızın nasıl olacağını belirleyecek yeni mücadele dönemine her açıdan idmanlı girmeyi hedefliyoruz. Sırtımızdaki yüklerden kurtulmuş ayağımızdaki prangaları parçalamış bir şekilde yeni dönemi karşılamak niyetindeyiz. 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz tüm unsurlarıyla gerçekleştiğinde 85 milyon olarak küresel rekabette çok büyük avantaj elde edeceğiz."
Suriye'de bir "mezhep kavgası" çıkarılmanın amaçlandığını söyleyen Erdoğan'ın Alevilere dönük katliamlara rağmen “Suriyelilerin 14 yıllık zulmün ardından ilk kez ramazan ayını üzerlerine bomba yağma korkusu duymadan geçirdikleri” ifadelerini kullanması dikkat çekti.
“İslam coğrafyasının istikrarsızlığından beslenen güç odakları”nın etnik ve mezhepsel ayrımlar üzerinden çatışma ve gerilim çıkarmaya çalıştıklarını kaydeden Erdoğan “Bunun son örneğine komşumuz Suriye’de eski rejim artığı provokatörlerin mezhep kavgası çıkarmayı amaçlayan terör eylemlerinde şahit olduk” dedi.
“Ülkenin özellikle azınlıkların yaşadığı bölgelerinde patlak veren olaylarda Suriye ordusu mensuplarının yanı sıra pek çok sivil de hayatını kaybetti” diyen Erdoğan, hayatını kaybeden siviller arasında “teravih namazından çıkarken şehit edilenlerin” de olduğunu söyledi.
'Gergin havanın geride bırakılması için gerekli telkinlerde bulunuyoruz'
Suriye hükümet güçlerinin “etkin müdahalesi” sayesinde olayların büyük oranda kontrol altına alındığını ancak sahadaki durumun hassasiyetini koruduğunu savunan Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
“Şunu açık açık söylemek isterim; Türkiye olarak Suriye'nin birliğini, dirliğini, toplumsal barışını hedef alan her türlü saldırıyı, terör ve tedhiş eylemini en güçlü biçimde lanetliyoruz. Ülkemiz aleyhine herhangi bir gelişmenin olmaması için gereken tedbirleri alıyoruz. Ayrıca gergin havanın süratle geride bırakılması için Suriye makamlarına gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Cumhurbaşkanı Şara'nın mutedil ve yatıştırıcı olduğu kadar, hukuk dışına çıkanların cezalandırılacağına dair kararlı mesajlarını olumlu karşılıyoruz.”
'Birbirimizin hamisiyiz'
Şara'nın 8 Aralık'tan bu yana “rövanşizmin tuzağına düşmeden kucaklayıcı bir politika” izlediğini öne süren Erdoğan, bunun güçlenerek devam etmesinin “Suriye'ye yönelik oyunları bozacağını” savunarak şu ifadeleri kullandı: “Arap, Türkmen, Kürt, Dürzi, Nusayri demeden Suriye halkının tamamının basiretli davranarak ülkelerinin parçalanmasını ve istikrarsızlık batağına sürüklenmesini isteyenlere müsaade etmeyeceğine inanıyorum."
“Türkler, Araplar, Kürtler, Sünniler ve Aleviler olarak birbirimizin hamisiyiz, dostuyuz, kader ortağıyız” diyen Erdoğan "Şayet biz tefrikayı kapımıza yaklaştırmazsak Müslümanların kanından ve göz yaşından beslenenler hiçbir şey yapamaz. Ama birbirimize düşersek o zaman da bizi kimse koruyamaz” ifadesini kullandı.
Erdoğan bölge ülkelerinde kimsenin diniyle, mezhebiyle ilgilenmediklerini savunarak “Suriye’deki yangını tam 14 yıldır ülkemize sıçratmaya çalışanlara da şunu tekrar hatırlatıyorum. Biz ne Irak'ta ne Suriye'de ne Lübnan'da ne de diğer bölge ülkelerinde hiç kimsenin kökeniyle, diniyle, mezhebiyle, inancıyla ilgilenmiyoruz” diye konuştu.
‘Suriye konusunda kimse bize vicdan dersi veremez’
“Tüm insanları Hazreti Ali'nin buyurduğu üzere ya dinde kardeş ya da yaratılışta eşit olarak gördüklerini” öne süren Erdoğan, şunları söyledi:
"Her kim Suriye'ye baktığında sadece mezhep, meşrep, köken görüyorsa kör bir taassuba hapsolmuş demektir. Her kim sırf meşrebinden dolayı zalime arka çıkıyorsa insanlığa dair tüm değerlerini kaybetmiş demektir. Biz asla böyle olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. 1 milyon Suriyeli Baas rejimi tarafından katledilirken, nerede duruyorsak bugün de aynı yerde dimdik duruyoruz. Geçen sene seçim kazanmak uğruna faşizmin en ilkel biçimi sergilenirken neyi savunuyorsak bugün de aynı ilkeleri dirayetle savunuyoruz.”
“Suriye konusunda kimse bize vicdan dersi veremez. Masum çocuklar öldürülürken 14 yıl boyunca susanlar bugün çıkıp bize hadsizlik edemez” ifadelerini kullanan Erdoğan “Biz hem Suriye'de hem de Gazze'de kardeşlik sınavımızı alnımızın akıyla vermiş bir hükümetiz” iddiasında bulundu.
'Yeni fay hatları oluşturmanın kimseye faydası olmaz'
Erdoğan “Türkiye insani ve ahlaki olarak ne yapılması gerekiyorsa dün olduğu gibi bugün de fazlasıyla yapmaktadır. Muhalefet en azından böyle muhataralı bir konuda sorumlu davranmalı, fitne ateşine odun taşımaktan artık vazgeçmelidir" dedi.
"Alevi canlarımızı kışkırtarak siyaset yapmak, iç cephemizi sarsmayı hedef alan bir sabotaj girişimidir” diyen Erdoğan, “soykırımcı canilerden medet ummanın kelimenin tam anlamıyla mandacılık olduğunu” dile getirdi.
Türkiye gibi Suriye'nin de “bağımsızlığını şehit kanlarıyla kazanmış özgür bir devlet olduğunu” savunan Erdoğan, sözü “iç cephenin tahkimi”ne getirerek “Türkiye 40 yıldır başına bela olan bir musibetten kurtulmaya çalışırken, yeni fay hatları oluşturmanın ülke düşmanları dışında kimseye faydası olmaz” diye konuştu.
'Her türlü desteği sunmaya devam edeceğiz'
Erdoğan "Milletçe iç cephede gedik açılmasına 'eyvallah' diyemeyiz. Yakın çevremizde yıllardır oynanan kirli oyunu Türkiye'de de sahnelemek isteyenlere 14 yıldır olduğu gibi yine fırsat tanımayacağız. Yeni süreçte komşumuz Suriye'nin toparlanması, toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını koruması, tüm etnik ve mezhebi unsurlarıyla huzura ermesi için elimizden gelen her türlü desteği sunmaya devam edeceğiz. Ülkemiz toprakları üzerinde ameliyat yapılmasına nasıl izin vermediysek, Suriye'de de kadastro mühendisliğine asla rıza göstermeyeceğiz” dedi.
'Çok hassas çalışmalar yürütüyoruz'
Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar ve ardından Öcalan’ın PKK’ye silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısıyla devam eden sürece ilişkin de konuşan Erdoğan “terör musibetinin ortadan kalkması için çok hassas çalışmalar yürütüyoruz” dedi.
Amaçlarının “bölgede ve dünyada yeni bir denklem kurulurken, Türkiye'yi buna en iyi şekilde hazırlamak olduğunu” kaydeden Erdoğan şunları kaydetti:
“Gelecek asrımızın nasıl olacağını belirleyecek yeni mücadele dönemine her açıdan idmanlı girmeyi hedefliyoruz. Sırtımızdaki yüklerden kurtulmuş ayağımızdaki prangaları parçalamış bir şekilde yeni dönemi karşılamak niyetindeyiz. 'Terörsüz Türkiye' hedefimiz tüm unsurlarıyla gerçekleştiğinde 85 milyon olarak küresel rekabette çok büyük avantaj elde edeceğiz."