- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 196,764
- Tepkime puanı
- 0
Ebru ÇELİK
İstanbul Başakşehir’de bulunan Şahintepe Mahallesi’nde halk uzun süredir kentsel dönüşüme karşı direnişte. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve AKP’li Başakşehir Belediyesi tarafından yürütülen Kanal İstanbul ve Kentsel Dönüşüm Projeleri nedeniyle 40 yıllık mahallelerinden sürülmek istenen Şahintepe halkı, yaklaşık 4 yıldır mahallelerini görmek için mücadele veriyor.
Yüzlerce yurttaş defalarca kez yapılmak istenen projelere dava açarak her defasında projeyi mahkeme kararlarıyla iptal ettirmeyi başardı. Geçtiğimiz haftalarda yetki devri için yeniden toplanan belediye meclis üyelerini dinlemeye giden Şahintepe halkı, 42 adanın yeniden alım-satım yetkisinin alınmasına tepki gösterince AKP’li belediye meclis üyeleri tarafından saldırıya uğradı. Bunun üzerine Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi, bugün saldırı hakkında suç duyurusunda bulunacak.
Mahalleye giderek 4 yıllık barınma mücadelelerini yurttaşlardan dinledik. Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi küçük bir dükkânda gönüllü kişiler aracılığıyla toplantılarını yapıyor ve mahalleliyi bilgilendiriyor. Masalarına oturup sıcak çay eşliğinde mahalleliyle sohbetimize başladık.
Sürecin en başından itibaren, Şahintepe için mücadele eden Nagihan Kampçı, yıllardır rantçıların tehdit, hakaretlerine rağmen haklarını savunmaya çalışıyor. Her alım-satım sürecinde halkı bilgilendirmek için gönüllü kişilerle kapı kapı dolaşıp, bildiri dağıtıyor. Kampçı, kendi davasını kazanmış ancak komşularının rantçılara güvenip evlerini arsalarını satmaması için elinden geleni yapmaya devam ediyor.
Kampçı, “Pandemi dönemindeyken imar uygulamasından haberimiz oldu ama bize hiçbir bilgi vermediler. Biz sanıyoruz ki imar gelecek. Herkes e-Devlet’lerine girip baktığında taşınmazlarının hisselerini Hacımaşlı’da gördü. Sonrasında gönüllü avukatlarımız Can Atalay ve Korkmaz Aslan mahallemize gelerek bizi bilgilendirdi, mahalleliyle toplantılar yaptı. Toplu dava süreçlerimiz başladı. Sonrasında Can Atalay tutuklandı ve Korkmaz Bey’le mücadelemize devam ettik. Yıllardır dava açıyoruz ve yetkileri iptal ettiriyoruz. Tek kazanamadığımız dava ilk 7 ada. Bizim haberimiz yokken yetki alındı diye kandırıp şafak operasyonu gibi evlerini yıktılar. 7 adadan yalnızca Çetinkaya Ailesi dava sürecinde ve mücadelelerine devam ediyor” dedi. Kampçı, ilk etapta muhtarların, rantçıların ‘vatan, devlet’ diyerek imar adı altında insanları ranta ikna etmeye çalıştıklarını anlattı. “Bizi avukatlarımız bilinçlendirdi biz de yurttaşları… Bu nedenle bize ‘Bunlar imar istemiyor, bunlar terörist, bunlar komünist’ dediler. Biz imar istiyoruz ancak onların rantıyla bizim imarımız aynı değil. Biz de istiyoruz güzel evlerde, mahallelerde oturmayı ama bizi göndermek istedikleri yer dağ başı, yaşam yok. 40 yıldır biz bu mahalleyi yasal şekilde inşa ettik. Şimdi bizim inşa ettiğimiz mahalleyi elimizden alacaklar ve bizi başladığımız yere 40 yıl öncesine geri götürecekler” ifadelerini kullandı.
“Evlerimize mafya gibi çökmeye çalışıyorlar” diyen Zeki İris “Bizden zorla kendi malımızı çalmak istiyorlar. Şahintepe Barınma Meclisi’nde mücadele veren herkes yalnızca kendisi için değil kapı komşusu için de mücadele veriyor. Çünkü yan komşumun evini elinden alırlarsa yarın da benimkini alacaklar. Barınma Hakkı Meclisi’nden çıkayım diye tanımadığım insanlar tarafından canımla, çocuklarımla tehdit edildim. Bir gün eski çalıştığım işyerine gittim birileri benim imarı engellediğimi, Ankara’ya giderek AKP’lilere kafa tuttuğumu söylemiş. Bu gibi nedenlerle 4 işten kovuldum” diye konuşarak tek amaçlarının barınma haklarını savunmak olduğunu aktardı. 1990 yılında, Şahintepe Mahallesi’ne gelip yıllarca çalışarak elleriyle inşa ettiği binası için mücadele eden Özcan Alim ise “Mahalleye ilk geldiğimde 2-3 ev vardı. Ustalarla beraber tuğla taşıdım, harcını kendim karıştırdım. Sonrasında insanlar yerleşmeye başladı, evler yapıldı. Biz o yıllarda elektrik, su bağlatmak için bile mücadele verdik. Mahalleli olarak aramızda para toplayıp elektrik direğini bile biz aldık. Altyapısıyla, üst yapısıyla biz uğraştık. Şimdi bizi sürmeye çalışıyorlar. Ne için? Bizim kurduğumuz mahalleye uzun uzun bina dikip içlerine takım elbiselileri doldurmak için mi?’’ diye sordu.
63 yaşında olduğunu söyleyen Cafer Aydınlık ise şunları kaydetti: ‘‘Bu hırsızlığa müsaade etmemek için mahalle, pazar, market dolaşıp yurttaşlara bildiri dağıtıyorum. Ben çocuklarım için çalıştım yaptım bu hisseleri. Şimdi elimizden alsalar, çocuklarımız ömür boyu çalışıp bir ev alamaz. İmar istemeyen bir kişi bile yok ama böyle imar yerin dibine batsın. Bir sabah kalktım ve tapum 35 kilometre uzaklıktaki Hacımaşlı Mahallesi’nde gözüküyor. Arsamın hissesine belediye el koymuş, hisseye değil emeklerime, çocuklarımın hakkına el koymuşlar.”
Barınma Hakkı Meclisi üyeleri sohbetimiz sırasında 42 adanın yetkisinin alındığını açıklayan bildirileri alıp mahalleyi dolaşmaya başladı. Biz de onlarla birlikte yola düştük. Bir kişinin elinde megafon “Şahintepe uyanın! Evlerinizi elinizden alacaklar” diye bağırdı. Diğer yurttaşlar ise kapıları çalarak durumu açıkladı ve bildiri dağıttı. Çoklu dava açmak için dayanışmaya çağrısı yaptı. Bir sonraki durağımız ise Şahintepe Barınma Meclisi’nin nöbet tuttuğu bir derme çatma mekân. Her gün birileri burada nöbette. ‘‘Neden buradasınız?’’ diye sorduğumuzda aldığımız cevap net: “Burada olduğumuzu unutmasınlar. Kimse mahallemize girip, birilerini kandırmasın, evlerini ellerinden almasın’’ yanıtı verildi.
Nöbet çadırındaki 80 yaşındaki Polat Adil, “Arsamın hisselerinin bir kısmı Şahintepe’de bir kısmı Hacımaşlı’da gözüküyor. İki göz bir oda evime el koymaya çalışıyorlar. Bu yaştan sonra nasıl yeni bir yer yapalım, nasıl 50 yıllık mahallemizi bırakıp gidelim?” dedi.
80 yaşındaki Polat Adin ise gece-gündüz nöbet alanında mücadele ediyor.
İsmail Çetinkaya’nın evi 2023’ün Eylül ayında, mahkeme kararı olmadan 05.00’te şafak operasyonuymuşçasına yıkılmış. Aile o günden sonra hem dava açmış hem de nöbetlerine başlamış. Çetinkaya, önce nöbet alanının çok yakınındaki kirada oturdukları evi, sonrasında yıkılan evlerinin molozlarını göstererek “Binlerce polisle geldiler yıkıma, karşı koymaya çalıştık ve cevabını biber gazıyla verdiler. Dava sürecimiz devam ediyor” diye konuştu.
İsmail Çetinkaya, mahkeme kararı olmadan evinin yıkılmasına tepkili.
Turan Bal ise yaşadıkları süreci şu şekilde anlattı: “Bir gün benim ve iki komşumun kapısı çalındı. Bizlere ‘Eviniz bize satıldı boşaltmanız gerek’ dediler. ‘Nasıl satıldı? Ne zaman satıldı?’ dedim. ‘7 yıl önce’ dediler. Bir şeyler döndüğünü anladım ama zabıtalarla gelmişlerdi. Nasıl yaptılar bilmiyorum, ellerinde evimin tapusu vardı. Kovdum gelenleri, eve girdim baktım tapum gözüküyor ama Hacımaşlı’da. Bu şekilde dava sürecimize başladık, kazandık. Şimdi yeniden alım-satım yetkisi almışlar. Yeniden dava edeceğiz ve yine kazanacağız” diye konuştu.
“Biz deli miyiz imar istemeyelim” diyen Özcan Alim, 1995’te ailesiyle mahalleye yerleşen bir fabrika işçisi. Alim, ilk geldiği yıllarda mahallesinde ayakkabılarına poşet takarak yürüdüğünü aktardı. Alim, “Yıllarca çalışıp kardeşimle ortak aldık arsamızı. Borçla harçla bir bina yaptık kendimize. Pazarımızdan kıstık, çocuklarımızdan kıstık. Şimdi çocuklarımla beraber oturuyorum ve onlara bir gelecek sunmayan devletimize ben bu emeklerimi neden vereyim. Neden benim alın terimle çocuklarım için yaptığım yerimi hırsızlara peşkeş çekeyim. Eskiden Şahintepe Mahallesi Küçükçekmece’ye bağlıydı. O zamanlar olsaydı bu belediye, biz bir çivi dahi çakamazdık” dedi.
İstanbul Başakşehir’de bulunan Şahintepe Mahallesi’nde halk uzun süredir kentsel dönüşüme karşı direnişte. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, TOKİ ve AKP’li Başakşehir Belediyesi tarafından yürütülen Kanal İstanbul ve Kentsel Dönüşüm Projeleri nedeniyle 40 yıllık mahallelerinden sürülmek istenen Şahintepe halkı, yaklaşık 4 yıldır mahallelerini görmek için mücadele veriyor.
Yüzlerce yurttaş defalarca kez yapılmak istenen projelere dava açarak her defasında projeyi mahkeme kararlarıyla iptal ettirmeyi başardı. Geçtiğimiz haftalarda yetki devri için yeniden toplanan belediye meclis üyelerini dinlemeye giden Şahintepe halkı, 42 adanın yeniden alım-satım yetkisinin alınmasına tepki gösterince AKP’li belediye meclis üyeleri tarafından saldırıya uğradı. Bunun üzerine Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi, bugün saldırı hakkında suç duyurusunda bulunacak.
Mahalleye giderek 4 yıllık barınma mücadelelerini yurttaşlardan dinledik. Şahintepe Barınma Hakkı Meclisi küçük bir dükkânda gönüllü kişiler aracılığıyla toplantılarını yapıyor ve mahalleliyi bilgilendiriyor. Masalarına oturup sıcak çay eşliğinde mahalleliyle sohbetimize başladık.

KAPI KAPI DOLAŞIYORLAR
Sürecin en başından itibaren, Şahintepe için mücadele eden Nagihan Kampçı, yıllardır rantçıların tehdit, hakaretlerine rağmen haklarını savunmaya çalışıyor. Her alım-satım sürecinde halkı bilgilendirmek için gönüllü kişilerle kapı kapı dolaşıp, bildiri dağıtıyor. Kampçı, kendi davasını kazanmış ancak komşularının rantçılara güvenip evlerini arsalarını satmaması için elinden geleni yapmaya devam ediyor.
Kampçı, “Pandemi dönemindeyken imar uygulamasından haberimiz oldu ama bize hiçbir bilgi vermediler. Biz sanıyoruz ki imar gelecek. Herkes e-Devlet’lerine girip baktığında taşınmazlarının hisselerini Hacımaşlı’da gördü. Sonrasında gönüllü avukatlarımız Can Atalay ve Korkmaz Aslan mahallemize gelerek bizi bilgilendirdi, mahalleliyle toplantılar yaptı. Toplu dava süreçlerimiz başladı. Sonrasında Can Atalay tutuklandı ve Korkmaz Bey’le mücadelemize devam ettik. Yıllardır dava açıyoruz ve yetkileri iptal ettiriyoruz. Tek kazanamadığımız dava ilk 7 ada. Bizim haberimiz yokken yetki alındı diye kandırıp şafak operasyonu gibi evlerini yıktılar. 7 adadan yalnızca Çetinkaya Ailesi dava sürecinde ve mücadelelerine devam ediyor” dedi. Kampçı, ilk etapta muhtarların, rantçıların ‘vatan, devlet’ diyerek imar adı altında insanları ranta ikna etmeye çalıştıklarını anlattı. “Bizi avukatlarımız bilinçlendirdi biz de yurttaşları… Bu nedenle bize ‘Bunlar imar istemiyor, bunlar terörist, bunlar komünist’ dediler. Biz imar istiyoruz ancak onların rantıyla bizim imarımız aynı değil. Biz de istiyoruz güzel evlerde, mahallelerde oturmayı ama bizi göndermek istedikleri yer dağ başı, yaşam yok. 40 yıldır biz bu mahalleyi yasal şekilde inşa ettik. Şimdi bizim inşa ettiğimiz mahalleyi elimizden alacaklar ve bizi başladığımız yere 40 yıl öncesine geri götürecekler” ifadelerini kullandı.
“Evlerimize mafya gibi çökmeye çalışıyorlar” diyen Zeki İris “Bizden zorla kendi malımızı çalmak istiyorlar. Şahintepe Barınma Meclisi’nde mücadele veren herkes yalnızca kendisi için değil kapı komşusu için de mücadele veriyor. Çünkü yan komşumun evini elinden alırlarsa yarın da benimkini alacaklar. Barınma Hakkı Meclisi’nden çıkayım diye tanımadığım insanlar tarafından canımla, çocuklarımla tehdit edildim. Bir gün eski çalıştığım işyerine gittim birileri benim imarı engellediğimi, Ankara’ya giderek AKP’lilere kafa tuttuğumu söylemiş. Bu gibi nedenlerle 4 işten kovuldum” diye konuşarak tek amaçlarının barınma haklarını savunmak olduğunu aktardı. 1990 yılında, Şahintepe Mahallesi’ne gelip yıllarca çalışarak elleriyle inşa ettiği binası için mücadele eden Özcan Alim ise “Mahalleye ilk geldiğimde 2-3 ev vardı. Ustalarla beraber tuğla taşıdım, harcını kendim karıştırdım. Sonrasında insanlar yerleşmeye başladı, evler yapıldı. Biz o yıllarda elektrik, su bağlatmak için bile mücadele verdik. Mahalleli olarak aramızda para toplayıp elektrik direğini bile biz aldık. Altyapısıyla, üst yapısıyla biz uğraştık. Şimdi bizi sürmeye çalışıyorlar. Ne için? Bizim kurduğumuz mahalleye uzun uzun bina dikip içlerine takım elbiselileri doldurmak için mi?’’ diye sordu.
EMEKLERİMİZİ ÇALACAKLAR
63 yaşında olduğunu söyleyen Cafer Aydınlık ise şunları kaydetti: ‘‘Bu hırsızlığa müsaade etmemek için mahalle, pazar, market dolaşıp yurttaşlara bildiri dağıtıyorum. Ben çocuklarım için çalıştım yaptım bu hisseleri. Şimdi elimizden alsalar, çocuklarımız ömür boyu çalışıp bir ev alamaz. İmar istemeyen bir kişi bile yok ama böyle imar yerin dibine batsın. Bir sabah kalktım ve tapum 35 kilometre uzaklıktaki Hacımaşlı Mahallesi’nde gözüküyor. Arsamın hissesine belediye el koymuş, hisseye değil emeklerime, çocuklarımın hakkına el koymuşlar.”
Barınma Hakkı Meclisi üyeleri sohbetimiz sırasında 42 adanın yetkisinin alındığını açıklayan bildirileri alıp mahalleyi dolaşmaya başladı. Biz de onlarla birlikte yola düştük. Bir kişinin elinde megafon “Şahintepe uyanın! Evlerinizi elinizden alacaklar” diye bağırdı. Diğer yurttaşlar ise kapıları çalarak durumu açıkladı ve bildiri dağıttı. Çoklu dava açmak için dayanışmaya çağrısı yaptı. Bir sonraki durağımız ise Şahintepe Barınma Meclisi’nin nöbet tuttuğu bir derme çatma mekân. Her gün birileri burada nöbette. ‘‘Neden buradasınız?’’ diye sorduğumuzda aldığımız cevap net: “Burada olduğumuzu unutmasınlar. Kimse mahallemize girip, birilerini kandırmasın, evlerini ellerinden almasın’’ yanıtı verildi.
NASIL GİDELİM?
Nöbet çadırındaki 80 yaşındaki Polat Adil, “Arsamın hisselerinin bir kısmı Şahintepe’de bir kısmı Hacımaşlı’da gözüküyor. İki göz bir oda evime el koymaya çalışıyorlar. Bu yaştan sonra nasıl yeni bir yer yapalım, nasıl 50 yıllık mahallemizi bırakıp gidelim?” dedi.

80 yaşındaki Polat Adin ise gece-gündüz nöbet alanında mücadele ediyor.
İsmail Çetinkaya’nın evi 2023’ün Eylül ayında, mahkeme kararı olmadan 05.00’te şafak operasyonuymuşçasına yıkılmış. Aile o günden sonra hem dava açmış hem de nöbetlerine başlamış. Çetinkaya, önce nöbet alanının çok yakınındaki kirada oturdukları evi, sonrasında yıkılan evlerinin molozlarını göstererek “Binlerce polisle geldiler yıkıma, karşı koymaya çalıştık ve cevabını biber gazıyla verdiler. Dava sürecimiz devam ediyor” diye konuştu.

İsmail Çetinkaya, mahkeme kararı olmadan evinin yıkılmasına tepkili.
Turan Bal ise yaşadıkları süreci şu şekilde anlattı: “Bir gün benim ve iki komşumun kapısı çalındı. Bizlere ‘Eviniz bize satıldı boşaltmanız gerek’ dediler. ‘Nasıl satıldı? Ne zaman satıldı?’ dedim. ‘7 yıl önce’ dediler. Bir şeyler döndüğünü anladım ama zabıtalarla gelmişlerdi. Nasıl yaptılar bilmiyorum, ellerinde evimin tapusu vardı. Kovdum gelenleri, eve girdim baktım tapum gözüküyor ama Hacımaşlı’da. Bu şekilde dava sürecimize başladık, kazandık. Şimdi yeniden alım-satım yetkisi almışlar. Yeniden dava edeceğiz ve yine kazanacağız” diye konuştu.
∗∗∗
PEŞKEŞ DEĞİL, İMAR İSTİYORUZ
“Biz deli miyiz imar istemeyelim” diyen Özcan Alim, 1995’te ailesiyle mahalleye yerleşen bir fabrika işçisi. Alim, ilk geldiği yıllarda mahallesinde ayakkabılarına poşet takarak yürüdüğünü aktardı. Alim, “Yıllarca çalışıp kardeşimle ortak aldık arsamızı. Borçla harçla bir bina yaptık kendimize. Pazarımızdan kıstık, çocuklarımızdan kıstık. Şimdi çocuklarımla beraber oturuyorum ve onlara bir gelecek sunmayan devletimize ben bu emeklerimi neden vereyim. Neden benim alın terimle çocuklarım için yaptığım yerimi hırsızlara peşkeş çekeyim. Eskiden Şahintepe Mahallesi Küçükçekmece’ye bağlıydı. O zamanlar olsaydı bu belediye, biz bir çivi dahi çakamazdık” dedi.