- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 210,371
- Tepkime puanı
- 0
Kanada'da Mark Carney, ABD'yle tarihi gerginlikler ve ticaret savaşı endişelerinin yaşandığı bu dönemde, Justin Trudeau'nun yerini alarak iktidardaki Liberal Parti'nin yeni genel başkanı olarak seçildi.
Bir ekonomist ve eski merkez bankası çalışanı olan Carney, önümüzdeki günlerde ülkenin yeni başbakanı olarak yemin edecek.
Kanada'nın Kuzeybatı Toprakları'nda doğup Alberta'nın batı eyaletinde büyüyen Carney, Kanada'yı ekonomik çalkantı ve belirsizlik döneminde "yönlendirebilecek bir yeni siyasetçi" olarak öne çıktı.
Carney, Harvard ve Oxford üniversitelerinden derecelere sahip. Kanada'nın yeni lideri, yatırım şirketi Goldman Sachs'ta on yıldan fazla zaman geçirdi.
Daha yakın zamanda, şirketin "geçiş yatırımı"na da öncülük ettiği, "küresel iklim hedefleriyle uyumlu yatırımları teşvik etme" çalışmalarını içeren Brookfield Asset Management'ın başkanlığını yaptı.
Carney'in destekçileri, kriz zamanlarındaki bankacılık deneyiminin, Kanada'nın "Trump fırtınasını" atlatmasına yardımcı olma yeteneğine sahip olduğunu en iyi şekilde gösterdiğini savunuyor.
59 yaşındaki Carney, 2008 küresel mali krizinin ortasında Kanada Merkez Bankası Başkanı olarak göreve başladı. Bu dönemdeki politikaları, "ekonomik gerilemeyi önlemek" adına aldığı kararlar nedeniyle iktisatçı çevrelerden övgü aldı.
2013 yılında Carney, İngiltere Merkez Bankası'nın dümenini devralmak için Kanada Merkez Bankası'ndan ayrıldı ve İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden resmen ayrıldığı (Brexit) yıl olan 2020'ye kadar orada kaldı.
Carney'in İngiltere'de de Brexit'in etkilerini en aza indirdiği kabul edildi, ancak AB'den kopuşun İngiliz ekonomisi için bir risk oluşturduğuna dair değerlendirmesi, bloktan ayrılmayı destekleyen muhafazakarların tepkisini çekti.
Carney'nin ekonomik itibarına itiraz eden çok az kişi olsa da, seçim siyasetindeki deneyim eksikliğine dair endişeler gündeme getiriliyor.
Carney, daha önce, hükümetinin konut krizi ve artan yaşam maliyetleriyle başa çıkma biçimine yönelik artan toplumsal öfke nedeniyle istifa eden Trudeau'ya ekonomik danışmanlık yaptı.
Ancak Carney daha önce hiç siyasi bir makama aday olmadı ve Liberal Parti liderliği kampanyasının çoğunu Kanadalılara kendini tanıtarak geçirdi.
Carney, kampanyasını başlattığından beri hükümet harcamalarını dizginlemek, konuta daha fazla yatırım yapmak, Kanada'nın ticaret ortaklarını çeşitlendirmek ve göçe geçici bir sınır koymak gibi geniş kapsamlı vaatlerde bulundu.
Birleşmiş Milletler'in eski İklim Eylemi ve Finans Özel Temsilcisi olan Carney, aynı zamanda özel sektörün iklim kriziyle mücadelede ve net sıfır emisyona ulaşmada liderlik rolü üstlenmesi gerektiği fikrinin de başlıca savunucularından.
Carney, geçtiğimiz ay diğer Liberal Parti liderliği adayları arasında yapılan tartışmada "Krizleri nasıl yöneteceğimi biliyorum. Güçlü ekonomiler nasıl inşa edeceğimi biliyorum" demişti.
Kanada'da genel seçimlerin de yaklaşmasıyla Liberaller ve Muhafazakarlar arasında yaşanacak çekişmeler de gündemde.
Ancak, Kanadalılar şu anda iç meselelerden daha çok Kanada-ABD ilişkisi ve Trump'ın tarifeleri etrafındaki belirsizlikten endişe duyuyorlar.
Ülke, ABD Başkanı Donald Trump'ın 4 Mart'ta yürürlüğe giren, Kanada ürünlerine uyguladığı yüksek tarifelerle çalkalanıyor. Trump'ın Kanada'yı hedef alan bu adımları, Kanada milliyetçiliği duygusunu ve Ottawa'da "istikrarlı bir liderlik" arzusunu körükledi.
Washington'la ticaret savaşı korkusu, ülkede son birkaç haftadır Liberallere olan desteği artırmaya yardımcı oldu. Anketler, partinin yakın zamanda Muhafazakarların gerisinde kalan yüzde 26 puanlık açığı daralttığını gösteriyor.
Kanada-ABD ilişkilerinin geleceği, yaklaşan seçimlerin merkezi sorusu olacak gibi görünüyor. Kanadalılar, ABD başkanını idare etmek için hangi liderin daha uygun olduğu sorusunda eşit olarak bölünmüş durumda.
Bu hafta yayınlanan bir Angus Reid Enstitüsü anketi, Carney'nin yüzde 9 puanlık bir üstünlüğe sahip olduğunu gösterdi. Ankete katılanların tahminî yüzde 43'ü Trump ile başa çıkmak için en çok Carney'e güvendiklerini söyledi. Muhafazakarların lideri Pierre Poilievre'yi seçenlerse yüzde 34 oranında oldu.
Carney, Poilievre'yi Trump'ın argümanlarını taklit etmekle suçluyor.
Carney geçen ay yapılan bir tartışmada, "Poilievre adama tapıyor. Kendi dilini kullanıyor. Bu kritik zamanda ülkemiz için doğru kişi değil" demişti.
Muhafazakar lider ise Carney ve Liberalleri, son on yıldaki sicillerinden dikkati dağıtmak için gümrük vergileri tehdidini kullanmakla suçladı.
Poilievre, başkent Ottawa'da düzenlenen son "Canada First" (Önce Kanada) mitinginde, "Carney-Trudeau politikaları gümrük vergilerinden önce bu kadar ekonomik zarar verdiyse, gümrük vergilerinden sonra yaratacağı yıkımı hayal edin" ifadelerini kullanmıştı.
Bir ekonomist ve eski merkez bankası çalışanı olan Carney, önümüzdeki günlerde ülkenin yeni başbakanı olarak yemin edecek.
Deneyimli ekonomist, üst düzey siyasette yeni
Kanada'nın Kuzeybatı Toprakları'nda doğup Alberta'nın batı eyaletinde büyüyen Carney, Kanada'yı ekonomik çalkantı ve belirsizlik döneminde "yönlendirebilecek bir yeni siyasetçi" olarak öne çıktı.
Carney, Harvard ve Oxford üniversitelerinden derecelere sahip. Kanada'nın yeni lideri, yatırım şirketi Goldman Sachs'ta on yıldan fazla zaman geçirdi.
Daha yakın zamanda, şirketin "geçiş yatırımı"na da öncülük ettiği, "küresel iklim hedefleriyle uyumlu yatırımları teşvik etme" çalışmalarını içeren Brookfield Asset Management'ın başkanlığını yaptı.
Carney'in destekçileri, kriz zamanlarındaki bankacılık deneyiminin, Kanada'nın "Trump fırtınasını" atlatmasına yardımcı olma yeteneğine sahip olduğunu en iyi şekilde gösterdiğini savunuyor.
Kriz dönemlerinde Kanada ve İngiltere'de merkez bankası görevleri
59 yaşındaki Carney, 2008 küresel mali krizinin ortasında Kanada Merkez Bankası Başkanı olarak göreve başladı. Bu dönemdeki politikaları, "ekonomik gerilemeyi önlemek" adına aldığı kararlar nedeniyle iktisatçı çevrelerden övgü aldı.
2013 yılında Carney, İngiltere Merkez Bankası'nın dümenini devralmak için Kanada Merkez Bankası'ndan ayrıldı ve İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden resmen ayrıldığı (Brexit) yıl olan 2020'ye kadar orada kaldı.
Carney'in İngiltere'de de Brexit'in etkilerini en aza indirdiği kabul edildi, ancak AB'den kopuşun İngiliz ekonomisi için bir risk oluşturduğuna dair değerlendirmesi, bloktan ayrılmayı destekleyen muhafazakarların tepkisini çekti.
'Siyasi deneyim eksikliği' tartışması
Carney'nin ekonomik itibarına itiraz eden çok az kişi olsa da, seçim siyasetindeki deneyim eksikliğine dair endişeler gündeme getiriliyor.
Carney, daha önce, hükümetinin konut krizi ve artan yaşam maliyetleriyle başa çıkma biçimine yönelik artan toplumsal öfke nedeniyle istifa eden Trudeau'ya ekonomik danışmanlık yaptı.
Ancak Carney daha önce hiç siyasi bir makama aday olmadı ve Liberal Parti liderliği kampanyasının çoğunu Kanadalılara kendini tanıtarak geçirdi.
Carney, kampanyasını başlattığından beri hükümet harcamalarını dizginlemek, konuta daha fazla yatırım yapmak, Kanada'nın ticaret ortaklarını çeşitlendirmek ve göçe geçici bir sınır koymak gibi geniş kapsamlı vaatlerde bulundu.
Birleşmiş Milletler'in eski İklim Eylemi ve Finans Özel Temsilcisi olan Carney, aynı zamanda özel sektörün iklim kriziyle mücadelede ve net sıfır emisyona ulaşmada liderlik rolü üstlenmesi gerektiği fikrinin de başlıca savunucularından.
Carney, geçtiğimiz ay diğer Liberal Parti liderliği adayları arasında yapılan tartışmada "Krizleri nasıl yöneteceğimi biliyorum. Güçlü ekonomiler nasıl inşa edeceğimi biliyorum" demişti.
Trump'ın tehditleri Liberallere yaradı
Kanada'da genel seçimlerin de yaklaşmasıyla Liberaller ve Muhafazakarlar arasında yaşanacak çekişmeler de gündemde.
Ancak, Kanadalılar şu anda iç meselelerden daha çok Kanada-ABD ilişkisi ve Trump'ın tarifeleri etrafındaki belirsizlikten endişe duyuyorlar.
Ülke, ABD Başkanı Donald Trump'ın 4 Mart'ta yürürlüğe giren, Kanada ürünlerine uyguladığı yüksek tarifelerle çalkalanıyor. Trump'ın Kanada'yı hedef alan bu adımları, Kanada milliyetçiliği duygusunu ve Ottawa'da "istikrarlı bir liderlik" arzusunu körükledi.
Washington'la ticaret savaşı korkusu, ülkede son birkaç haftadır Liberallere olan desteği artırmaya yardımcı oldu. Anketler, partinin yakın zamanda Muhafazakarların gerisinde kalan yüzde 26 puanlık açığı daralttığını gösteriyor.
Kanada-ABD ilişkilerinin geleceği, yaklaşan seçimlerin merkezi sorusu olacak gibi görünüyor. Kanadalılar, ABD başkanını idare etmek için hangi liderin daha uygun olduğu sorusunda eşit olarak bölünmüş durumda.
Bu hafta yayınlanan bir Angus Reid Enstitüsü anketi, Carney'nin yüzde 9 puanlık bir üstünlüğe sahip olduğunu gösterdi. Ankete katılanların tahminî yüzde 43'ü Trump ile başa çıkmak için en çok Carney'e güvendiklerini söyledi. Muhafazakarların lideri Pierre Poilievre'yi seçenlerse yüzde 34 oranında oldu.
Carney, Poilievre'yi Trump'ın argümanlarını taklit etmekle suçluyor.
Carney geçen ay yapılan bir tartışmada, "Poilievre adama tapıyor. Kendi dilini kullanıyor. Bu kritik zamanda ülkemiz için doğru kişi değil" demişti.
Muhafazakar lider ise Carney ve Liberalleri, son on yıldaki sicillerinden dikkati dağıtmak için gümrük vergileri tehdidini kullanmakla suçladı.
Poilievre, başkent Ottawa'da düzenlenen son "Canada First" (Önce Kanada) mitinginde, "Carney-Trudeau politikaları gümrük vergilerinden önce bu kadar ekonomik zarar verdiyse, gümrük vergilerinden sonra yaratacağı yıkımı hayal edin" ifadelerini kullanmıştı.