- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 208,091
- Tepkime puanı
- 0
Emek Servisi
Türk-İş Başkanlar Kurulu, Ankara Nallıhan'da toplandı. Burada bulunan Çayırhan Termik Santralı'nın özelleştirilmesi toplantının ana gündem maddesi oldu. Maden işçilerinin özelleştirilmeye karşı yeraltında direnişi, özelleştirme ihalesinin 4 Mart'a ertelenmesi ile yer üstünde nöbete dönmüştü. Ancak özelleştirme, işçilerin talep ettiğinin aksine iptal edilmedi.
Toplantıdan önce konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Bu işin baş sorumlusu Hazine Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı’dır. Herkes aklını başına alsın. Bu ülke bunları hak etmiyor. Huzurumuzu bozmayın, huzurumuzu düzeltin. Sonra siz zarara girersiniz” dedi.
T. Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul da “Bölge insanları, bizler, Türk-İş ailesi ve kamuoyu işçilerin arkasında. Bu madenler ve santraller halka aittir, milli servetlerimiz yarınlarımızdır. Yarınlarımız satılık değildir. Bir adım geri atmayacağız. Bu karardan geri dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerekirse Ankara’ya yürüyeceğiz” diye konuştu.
Türk-İş Başkanlar Kurulunun toplantı sonrası paylaştığı bildiride "Ülkemize ve yöre halkına büyük katkılar sağlayan maden işletmesi ve termik santralin satışı tekrar gündemdedir. Türk-İş Başkanlar Kurulu, özelleştirme girişiminin sona erdirilmesini, madenin ve termik santralin kamucu politikalarla işletilmesi gereğini savunmaktadır, hakları için mücadele eden işçilerle dayanışma içindedir" denildi.
Bildiride, "İşçilerin ‘vergide adalet’ talepleri bir kez daha dikkate alınmamış, toplumun bu yöndeki beklentileri karşılanmamıştır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, ücretli çalışanların alım gücünü daha da geriletecek bu adaletsiz yapının bir an önce ortadan kaldırılması gereğini vurgulamaktadır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, Çalışma hayatında kronik hale gelmiş sendikal örgütlenme, yetki davalarının uzaması, işten çıkarmalar, toplu sözleşme süreci, kamuda taşeron çalıştırmaya devam edilmesi, tayin hakkı gibi bazı temel sorunların bir an çözüme kavuşturulmasını talep etmektedir. Bu kapsamda 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki mevcut bazı maddeler gözden geçirilerek yeniden düzenlenmelidir" denildi.
600 bin kamu işçisini ilgilendiren 2025 yılı kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve protokolü Türk-İş’in gündemine giremedi. Yayınlanan bildiride KÇP yer almazken "Türk-İş Başkanlar Kurulu, ilgili sendika genel başkanlarının katılımıyla oluşturulan Koordinasyon Kurulunun sürdüreceği çalışmaların olumlu sonuçlanması için tüm desteğini verecektir" denildi.
Türk-İş Başkanlar Kurulu, Ankara Nallıhan'da toplandı. Burada bulunan Çayırhan Termik Santralı'nın özelleştirilmesi toplantının ana gündem maddesi oldu. Maden işçilerinin özelleştirilmeye karşı yeraltında direnişi, özelleştirme ihalesinin 4 Mart'a ertelenmesi ile yer üstünde nöbete dönmüştü. Ancak özelleştirme, işçilerin talep ettiğinin aksine iptal edilmedi.
Toplantıdan önce konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Bu işin baş sorumlusu Hazine Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Enerji Bakanlığı’dır. Herkes aklını başına alsın. Bu ülke bunları hak etmiyor. Huzurumuzu bozmayın, huzurumuzu düzeltin. Sonra siz zarara girersiniz” dedi.
T. Maden İş Genel Başkanı Nurettin Akçul da “Bölge insanları, bizler, Türk-İş ailesi ve kamuoyu işçilerin arkasında. Bu madenler ve santraller halka aittir, milli servetlerimiz yarınlarımızdır. Yarınlarımız satılık değildir. Bir adım geri atmayacağız. Bu karardan geri dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerekirse Ankara’ya yürüyeceğiz” diye konuştu.
ÖZELLEŞTİRME GİRİŞİMİ DERHAL DURMALI
Türk-İş Başkanlar Kurulunun toplantı sonrası paylaştığı bildiride "Ülkemize ve yöre halkına büyük katkılar sağlayan maden işletmesi ve termik santralin satışı tekrar gündemdedir. Türk-İş Başkanlar Kurulu, özelleştirme girişiminin sona erdirilmesini, madenin ve termik santralin kamucu politikalarla işletilmesi gereğini savunmaktadır, hakları için mücadele eden işçilerle dayanışma içindedir" denildi.
Bildiride, "İşçilerin ‘vergide adalet’ talepleri bir kez daha dikkate alınmamış, toplumun bu yöndeki beklentileri karşılanmamıştır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, ücretli çalışanların alım gücünü daha da geriletecek bu adaletsiz yapının bir an önce ortadan kaldırılması gereğini vurgulamaktadır. Türk-İş Başkanlar Kurulu, Çalışma hayatında kronik hale gelmiş sendikal örgütlenme, yetki davalarının uzaması, işten çıkarmalar, toplu sözleşme süreci, kamuda taşeron çalıştırmaya devam edilmesi, tayin hakkı gibi bazı temel sorunların bir an çözüme kavuşturulmasını talep etmektedir. Bu kapsamda 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki mevcut bazı maddeler gözden geçirilerek yeniden düzenlenmelidir" denildi.
∗∗∗
GÜNDEMDE PROTOKOL YOKTU
600 bin kamu işçisini ilgilendiren 2025 yılı kamu toplu iş sözleşmeleri çerçeve protokolü Türk-İş’in gündemine giremedi. Yayınlanan bildiride KÇP yer almazken "Türk-İş Başkanlar Kurulu, ilgili sendika genel başkanlarının katılımıyla oluşturulan Koordinasyon Kurulunun sürdüreceği çalışmaların olumlu sonuçlanması için tüm desteğini verecektir" denildi.