- Katılım
- Ocak 16, 2025
- Mesajlar
- 200,595
- Tepkime puanı
- 0
Dün Suriye’de Heyet Tahrir'uş Şam (HTŞ) yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında anlaşmaya varıldı. Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi arasında imzalanan anlaşmaya göre Rojava bölgesindeki sivil ve askeri kurumlar, sınır kapıları, havaalanları ve enerji kaynakları dahil olmak üzere SDG, Suriye devletinin yönetimine entegre edilecek.
Bölgesel aktörlerin anlaşmaya dair yaptığı açıklamaların ardından DEM Parti'den de gelişmeye ilişkin değerlendirmeler geldi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, anlaşmayı "halkların ve inançların demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşamalarını sağlayacak" bir mutabakat olarak nitelendirdi ve "Öcalan'ın paradigması bugün Suriye'dedir" dedi.
Öcalan'ın çağrısının Suriye'deki Kürt güçlerini kapsayıp kapsamadığına ilişkin tartışmaya işaret eden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise "YPG ile ilgili tartışmaların büyük oranda gündemimizden çıkacağını düşünüyorum. Suriye'deki Kürt sorununun kendisi, Suriyelilerin sorunudur" yorumunda bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Newroz'a dair deklarasyonun duyurulduğu Diyarbakır'daki basın açık açıklamasına katıldı. Basın açıklamasının ardından konuşan Bakırhan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesine dair mesajla devam eden süreç hakkında konuşan Bakırhan, "çatışma ve şiddet ortamının sonlandırıldığını, onun yerine demokratik zeminde hak, hukuk arama mücadelesinin başladığını" söyledi.
Bakırhan, HTŞ ve SDG arasında imzalanan anlaşmanın da çok önemli olduğunu ve Öcalan'ın çağrısına uygun olduğunu söyledi. Bakırhan, "Orada yapılan mutabakat çok net, Öcalan'ın çağrısına uygun tekçilikten, mezhepçilikten uzak, Kürdün, Alevinin, Arabın, Dürzün, Hıristiyanın, Ermeninin, diğer halkların ve inançların demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşayabilecekleri bir mutabakatın altına imza atıldı" ifadelerini kullandı.
"İşte bu Newroz niye önemlidir?" sorusunu yönelten Bakırhan, sözlerine şöyle devam etti:
"Hem Suriye'deki mutabakatın, Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerine ulaşması için hem Öcalan'ın çatışma ve şiddet yerine barışçıl demokratik zeminde daha güçlü bir mücadele yürütme çağrısına bir cevap olacaktır. Onun için bu her iki gelişme Newroz'da taçlandırılacak. Newroz'da bu her iki gelişmeye nasıl baktığımızı, nasıl cevap verdiğimizi hep birlikte ortaya koyacağız."
"Kürtlerin eşit ve demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşacakları bir Suriye'nin daha mümkün hale geldiğini" savunan Bakırhan, "Çok mücadele ettik, ok büyük bedeller ödedik. Artık geldiğimiz noktada barışı taçlandırma, Öcalan'ı özgürlüğüne kavuşturma, Orta Doğu'daki tekçi sistemler yerine bütün farklılıkların kendi kimlikleriyle yaşayacakları bir zemine doğru geldik" dedi.
Bakırhan, "Öcalan'ın paradigması bugün Suriye'dedir" dedi ve "Suriye'de tekçiliğe çalışanlar, Suriye'yi bir milliyete hapsetmeye çalışanlar öyle olmadığını çok iyi anladılar" ifadelerini kullandı.
Suriye'de Alevilere yönelik katliamları kınadıklarını söyleyen Tuncer Bakırhan, "Suriye'de Alevi yurttaşlarımıza yapılan katliamı hep birlikte izledik, gördük, bunu kınadık, bunu eleştiriyoruz. Aslında Suriye'deki mutabakat metni Alevi yurttaşlara hemen katliamdan sonra gelmesinden dolayı biraz kaygılı yaklaşıyor olabilirler. Ama o metinde ne kadar Kürt varsa o kadar Alevi var. Ne kadar Alevi varsa o kadar Hristiyan var. Ne kadar Hristiyan varsa o kadar Arap var. Suriye'nin bütün renkleri var" diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de DEM Parti milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Suriye'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, Şara ve Abdi arasında imzalanan anlaşmanın "Suriye'de yaşayan bütün halkların ve inançların Suriye yönetimine katılması ve haklarının anayasal garantiye alınması açısından da çok önemli bir başlangıç olduğunu" savundu.
Anlaşmayı, "Suriye demokrasisi için önemli, yeni bir dönemin kapısını aralayacak kadar güçlü bir adım" olarak nitelendiren Koçyiğit, "Bu anlaşmanın tabii ki Türkiye'ye de olumlu, pozitif katkılarının olacağının, bölge barışına önemli katkılar sunacağının altını çizmek istiyorum" ifadesini kullandı.
Bir soru üzerine Koçyiğit, şöyle konuştu:
"YPG ile ilgili tartışmaların büyük oranda gündemimizden çıkacağını düşünüyorum. Suriye'deki Kürt sorununun kendisi, Suriyelilerin sorunudur. 'Suriyeliler, kendi dinamikleri içerisinde kendi tartışmalarını yürüteceklerdir ve en nihayetinde bir yol bulacaklardır' diye söylemiştik. Bizim buradan bir başka ülkenin iç işlerine karışmamız, bir başka ülkenin süreçlerine müdahil olmamız söz konusu değildir."
Bölgesel aktörlerin anlaşmaya dair yaptığı açıklamaların ardından DEM Parti'den de gelişmeye ilişkin değerlendirmeler geldi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, anlaşmayı "halkların ve inançların demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşamalarını sağlayacak" bir mutabakat olarak nitelendirdi ve "Öcalan'ın paradigması bugün Suriye'dedir" dedi.
Öcalan'ın çağrısının Suriye'deki Kürt güçlerini kapsayıp kapsamadığına ilişkin tartışmaya işaret eden DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise "YPG ile ilgili tartışmaların büyük oranda gündemimizden çıkacağını düşünüyorum. Suriye'deki Kürt sorununun kendisi, Suriyelilerin sorunudur" yorumunda bulundu.
'Yapılan mutabakat Öcalan'ın çağrısına uygun'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Newroz'a dair deklarasyonun duyurulduğu Diyarbakır'daki basın açık açıklamasına katıldı. Basın açıklamasının ardından konuşan Bakırhan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan PKK lideri Abdullah Öcalan'ın silah bırakma ve örgütün kendini feshetmesine dair mesajla devam eden süreç hakkında konuşan Bakırhan, "çatışma ve şiddet ortamının sonlandırıldığını, onun yerine demokratik zeminde hak, hukuk arama mücadelesinin başladığını" söyledi.
Bakırhan, HTŞ ve SDG arasında imzalanan anlaşmanın da çok önemli olduğunu ve Öcalan'ın çağrısına uygun olduğunu söyledi. Bakırhan, "Orada yapılan mutabakat çok net, Öcalan'ın çağrısına uygun tekçilikten, mezhepçilikten uzak, Kürdün, Alevinin, Arabın, Dürzün, Hıristiyanın, Ermeninin, diğer halkların ve inançların demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşayabilecekleri bir mutabakatın altına imza atıldı" ifadelerini kullandı.
"İşte bu Newroz niye önemlidir?" sorusunu yönelten Bakırhan, sözlerine şöyle devam etti:
"Hem Suriye'deki mutabakatın, Kürtlerin demokratik hak ve özgürlüklerine ulaşması için hem Öcalan'ın çatışma ve şiddet yerine barışçıl demokratik zeminde daha güçlü bir mücadele yürütme çağrısına bir cevap olacaktır. Onun için bu her iki gelişme Newroz'da taçlandırılacak. Newroz'da bu her iki gelişmeye nasıl baktığımızı, nasıl cevap verdiğimizi hep birlikte ortaya koyacağız."
'O metinde ne kadar Kürt varsa o kadar Alevi var'
"Kürtlerin eşit ve demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşacakları bir Suriye'nin daha mümkün hale geldiğini" savunan Bakırhan, "Çok mücadele ettik, ok büyük bedeller ödedik. Artık geldiğimiz noktada barışı taçlandırma, Öcalan'ı özgürlüğüne kavuşturma, Orta Doğu'daki tekçi sistemler yerine bütün farklılıkların kendi kimlikleriyle yaşayacakları bir zemine doğru geldik" dedi.
Bakırhan, "Öcalan'ın paradigması bugün Suriye'dedir" dedi ve "Suriye'de tekçiliğe çalışanlar, Suriye'yi bir milliyete hapsetmeye çalışanlar öyle olmadığını çok iyi anladılar" ifadelerini kullandı.
Suriye'de Alevilere yönelik katliamları kınadıklarını söyleyen Tuncer Bakırhan, "Suriye'de Alevi yurttaşlarımıza yapılan katliamı hep birlikte izledik, gördük, bunu kınadık, bunu eleştiriyoruz. Aslında Suriye'deki mutabakat metni Alevi yurttaşlara hemen katliamdan sonra gelmesinden dolayı biraz kaygılı yaklaşıyor olabilirler. Ama o metinde ne kadar Kürt varsa o kadar Alevi var. Ne kadar Alevi varsa o kadar Hristiyan var. Ne kadar Hristiyan varsa o kadar Arap var. Suriye'nin bütün renkleri var" diye konuştu.
'YPG ile ilgili tartışmaların gündemimizden çıkacağını düşünüyorum'
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de DEM Parti milletvekilleriyle Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Suriye'deki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, Şara ve Abdi arasında imzalanan anlaşmanın "Suriye'de yaşayan bütün halkların ve inançların Suriye yönetimine katılması ve haklarının anayasal garantiye alınması açısından da çok önemli bir başlangıç olduğunu" savundu.
Anlaşmayı, "Suriye demokrasisi için önemli, yeni bir dönemin kapısını aralayacak kadar güçlü bir adım" olarak nitelendiren Koçyiğit, "Bu anlaşmanın tabii ki Türkiye'ye de olumlu, pozitif katkılarının olacağının, bölge barışına önemli katkılar sunacağının altını çizmek istiyorum" ifadesini kullandı.
Bir soru üzerine Koçyiğit, şöyle konuştu:
"YPG ile ilgili tartışmaların büyük oranda gündemimizden çıkacağını düşünüyorum. Suriye'deki Kürt sorununun kendisi, Suriyelilerin sorunudur. 'Suriyeliler, kendi dinamikleri içerisinde kendi tartışmalarını yürüteceklerdir ve en nihayetinde bir yol bulacaklardır' diye söylemiştik. Bizim buradan bir başka ülkenin iç işlerine karışmamız, bir başka ülkenin süreçlerine müdahil olmamız söz konusu değildir."