MMO'nun "Sanayi ve Toplum’un 9. Sayısı" yayımlandı

Elizabet

Administrator
Yönetici
Katılım
Ocak 16, 2025
Mesajlar
206,334
Tepkime puanı
0
Türk Mühendisler ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makina Mühendisleri Odası'nın periyodik yayını "Sanayi ve Toplum’un Dokuzuncu" ve bu yılın ocak sayısı bugün yayımlandı.

3 ayda bir çıkan yayının editörü doktor Anıl Aba, sunuş yazısında Sanayi ve Toplum’un üçüncü yıla girdiğini belirtiyor.

Yayımlana son sayıda Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, Prof. Dr. Mustafa Durmuş, Hazal Yalın, Dr. T. Sabri Öncü, Füsun Nebil, Doç. Dr. F. Serkan Öngel, Daron Acemoğlu ve Simon Johnson, Kamuran Kızlak'ın makalelerine yer verildi.

MMO tarafından yeni sayıya ilişkin yapılan açıklamada şunlara yer verildi:

"Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 2025’te Dünya başlıklı makalede, dünyanın yeni yıla “kapitalizmin neden olduğu eşitsizlikler, emperyalizmin neden olduğu savaşlar ve çatışmalar ortasında girdiğini” belirtiyor ve küresel liderlik mücadelesi, Trump 2025, Çin’in ekonomiyi canlandırma planı, İsrail’in sonraki hedefi İran mı?, aşırı sağ tehdidi, 2025’te direniş hatları başlıkları altında 2025’te bizi nasıl bir dünya beklediğine dair görüşlerini özetliyor.

Prof. Dr. Mustafa Durmuş, İktisadi ve Sosyal Yönleriyle 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi başlıklı makalede bütçenin neoliberal otoriterliğin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ve iktidarın siyasal tercihlerini yansıttığını belirtiyor. Makalede kaynakların devletin rutin işlerine, faize, sermayeye vergi teşviklerine gideceği; enflasyon ve vergi yüklerinin halkın sırtına yüklendiği, ücretler-maaşların bütçeden aldığı payın azaldığı, eğitim ve sağlığa faizden daha az pay ayrıldığı, bütçe hakkının ihlal edildiği ve bütçe hakkı ile bağlantılı olarak tarihteki bazı vergi isyanlarına değiniliyor.

Hazal Yalın, 2024’te Rusya ekonomisi: Sorunlar, çözüm arayışları ve perspektifler başlıklı makalede Rusya ekonomisi ve sanayisindeki 2022 sonrası değişim ve sorunların analizini yapıyor. Makalede enflasyonu etkileyen unsurlar, faiz politikaları, kredi sorunları, sermaye kontrolleri, sermaye çıkışı; dış ticaretin istikrar halkası olması, iç istikrarda devlet zoru/kontrolü, azalan işsizlik ile artan ücretler, bütçe, kapasite kullanımı, sabit sermaye yatırımları, gelir artış hızı, durgunluk, sanayi üretim hacminde genişleme gibi diğer istikrar unsurları; nakliye, inşaat, ekonomik perspektif, enflasyon unsurlarıyla risk verileri; bankalar yoluyla sermaye birikimi ve geleceğe yönelik beklentiler irdeleniyor.

Dr. T. Sabri Öncü, Verimlilik Artarsa Ücretler Artar mı? başlıklı makalesi ile Daron Acemoğlu’nun Türkiye’de ücretlerin düşüklüğünü gidermeyi “işçilerin verimliliğini artırmaya” bağlayan görüşü ve Ufuk Akçiğit’in benzer bir yaklaşımından hareketle, emek verimliliği ve toplam faktör verimliliği üzerine teorik ve ampirik açıklamalar yaparak verimlilik artışının doğrudan ücretleri artırmayacağını, gelir artışının bir sınıf mücadelesi sorunu olduğunu savunuyor.

Füsun Nebil, Yine Yok Etmekte Olduğumuz Bir Yerli Teknoloji Hikayesi mi? başlıklı makalede Türkiye’de “yerli ve milli ileri teknoloji” geliştirme sürecindeki yapısal sorunları ve başarısızlıkları ULAK baz istasyonu projesi özgülünde örnekliyor. Makalede 3G, 4G, 5G projelerini de kapsar şekilde konunun bakanlıklar, siyasi müdahaleler, kaynakların yanlış yönlendirilmesi gibi nedenlerle yerli teknoloji geliştirme hedeflerinin gerçekleşmediği somut örneklerle belirtiliyor.

Doç. Dr. F. Serkan Öngel, Geçim Krizi, İşçi Sınıfı ve Mücadele başlıklı makalede, milliyetçi-muhafazakâr hegemonyanın etkileri, işçi eylemleri sendikalar ve dayanışma sorunu, siyasallaşma ve kalıcı örgütlülük ihtiyacı, asgari ücret tartışmaları ve gelecek perspektifi, gelenek, özne ve mücadele kültürü konularına değiniyor. İşçi hareketinin geleceğinin dayanışmacı örgütlenmelere dayalı bir siyasal özne yaratılmasına bağlı olduğunu belirten Öngel, işçi sınıfının sorunlarının yalnızca ücretler üzerinden değil, kolektif ve dayanışma temelli bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini belirtiyor.

Bu sayıda yer alan iki çevirinin ilki Daron Acemoğlu ve Simon Johnson’ın Yapay Zekâyı Yeniden Dengelemek başlıklı makaleleri. Yazarlar, yapay zekânın potansiyel olarak küresel ekonomik büyüme yanında eşitsizlikleri de artırabileceğini; insan-tamamlayıcı bir yaklaşım gerektiği, aksi takdirde daha büyük eşitsizliklere yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar.

Çin Tarihi Doktoru Kamuran Kızlak’ın çevirisini yaptığı, Prof. Dr. Wang Hui’nin Yirminci Yüzyıl, Küresel Güney ve Çin’in Tarihsel Konumu başlıklı makale, Çin’in 20. yüzyıldaki gelişimi ve 21. yüzyıldaki hızlı yükselişinin arka planını, modern dünya tarihi ile birlikte anlamak ve gelecek perspektifleri için önemli bir çerçeve sunuyor.

Yakın dostumuz Aziz Konukman’ın öğrencileri Doç. Dr. Orhan Şimşek, Prof. Dr. Ahmet Arif Eren, Arş. Gör. Mert Şakı’nın editörlüğünde hazırlanan, Türkiye’nin önemli iktisatçı, sosyal bilimcileri ve hocamızın öğrencilerinin Türkiye ekonomisinin tarihsel ve güncel gelişimini irdeledikleri Prof. Dr. Aziz KONUKMAN’a Armağan/Türkiye Ekonomisinin Serencamı kitabının tanıtımı, Kaan Eroğuz’un kalemiyle bilgimize sunuluyor.

Yakınlarda çıkan bir diğer önemli kitap Özge Güneş ve İlkay Öz’ün editörlüğünü yaptığı Kırlardan Gelecekler: 21. Yüzyılda Tarım ve Antikapitalist Perspektif. Kitap, kapitalizmin tarım ve kırsal alanlar üzerindeki yıkıcı tahribatını, küçük çiftçilerin mülksüzleştirilip üretimden koparılmasını, kırsal alanların rant ekonomisi ve büyük şirketlerin hedefi haline gelmesi sonucu oluşan krizi, bu durumun ekonomik, ekolojik, toplumsal, kültürel etkilerini görünür hale getiriyor; neoliberal kapitalizme alternatif yaklaşımları sunuyor."
 
Üst